HBDH: 20. ZIRHLI TUGAY KOMUTANLIĞINA DRON’LU EYLEM

0 317
image_pdf
TSK’YA AİT 20. ZIRHLI TUGAY KOMUTANLIĞI CEPHANELİĞİ İMHA EDİLMİŞTİR

Urfa’da konuşlanmış TSK’ya ait 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı yerleşkesinde bulunan cephanelik deposu 13 Kasım 2019 günü 22:30 saatleri civarında “Aynur Ada – Delal Amed İntikam Birimi” miz tarafından imha edilmiştir. Birimimizin iki ayrı noktadan peş peşe patlayıcı yüklü dronlar ile gerçekleştirdiği eylem sonucu “özel birimlerden” askerlerinde içerisinde yer aldığı 19 askerin öldüğü, onlarca askerin de yaralandığı tespit edilmiştir. Ayrıca tugay komutanı da yaralananlar arasındadır. 70 in üzerinde ambulansın giriş yaptığını belirleyen birimimiz, eylem sonrası bağlı bulunduğu üsse güvenli biçimde ulaşmıştır.

Eylemimiz 13 Kasım 2017′ de ölümsüzleşen PKK MK üyesi Delal Amed yoldaşın ve 6 Kasım 2019 günü Rojava savunmasında İmran Fırtına ile birlikte ölümsüzleşen DKP/BÖG MK üyesi Aynur Ada yoldaşların devrimci savaş çağrısına cevap olarak gerçekleşmiştir. HBDH’ ın kuruluşunda yer almış, bir çok kademesinde sorumluluk üstlenmiş iki kadın komutanımızın çağrısı, birleşik mücadele içerisinde faşizme karşı savaş çağrısıdır.

İşgalci, kadın düşmanı, AKP-MHP faşizminden kurtuluşun tek yolu birleşik devrimci savaştan geçmektedir. AKP-MHP iktidarından olağanlaşma, demokratikleşme, çözüm bekleyenler ham hayal içindedirler. Dünyada sayısız örneğin gösterdiği gibi faşizm beklentilerle değil, silahlı savaşla yıkılır. Diğer tüm mücadele araç ve yöntemleri silahlı mücadelenin olmadığı yerde kaybetmeye mahkumdurlar. Bu temelde komutanların çağrısı zafer çağrısıdır. Bugün Edirneli bir Türk kadını olan Aynur Ada ile Amed’li bir Kürt kadını olan Delal Amed’ i aynı direniş mevzisinde buluşturan ve özgürleştiren hakikat,Türkiye işçi sınıfı ile Kürt halkının birlikte kurtuluşu hakikatıdır. Türkiyeli ve Kürdistan’lı tüm kadınlar ve gençler bu çağrıya cevap olarak, yeri yerinden oynatmalı faşizmin tüm kurumlarını hedef almalı, dokunulmaz alanlarını korku koridorlarına çevirmelidirler.

Aylardır gerçekleştirdiğimiz eylemler göstermiştir ki ezilen halklar ve emekçiler değil, faşistler kuşatma altındadır. Onlar, tankları, ordusu, polisi, mafyası ile güç gösterileri yaparak zihinleri kuşatma altına almak istiyorlar. Oysa biz ezilen halklar, emekçiler milyonlarız ve onların tüm kurumları halkın yaşam alanlarının ortasında ve aslında halkın kuşatması altındadır. Hiç bir istihbaratçı, hiç bir polis, hiç bir asker, yargıç, işbirlikçi, işkenceci, kayyumcu halktan daha güçlü değildir. Faşizmin temsilcileri her sabah halkın içinden geçerek zulüm masalarında iş başı yapmaktadır. Halkın kuşatması atlındadırlar. Delal’lerin, Aynur’ların halklarımıza çağrısı işte bu kuşatma içindeki sömürü ve sömürgeci kurum ve kişileri tarihin çöp sepetine göndererek özgür dünyayı kurma çağrısıdır.

Son olarak gerçekleştirdiğimiz eylem sömürünün koruyucusu ve sömürgeciliğin tetikçisi ordunun en güvenli merkezlerinden biridir. Kayıpları ağırdır ve acizliklerini örtmek için gerçekleri gizleme telaşındadırlar. Telaşlarının nedeni dokunulmaz sandıkları her alanda HBDH’ın nefesini hissetmelerindendir. Tüm ezilenleri HBDH çatısı altında birleşmeye ve savaşmaya çağırıyoruz. Halklarımıza ve ölümsüzlere sözümüz zaferdir.

image_pdf

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.