“Milli Meclis” Finlandiya’nın NATO üyeliğini onayladı

0 97
image_pdf

“Ey DEV-GENÇ”lik, 30 Mart 2023 tarihinde “Milli Meclis” olarak adlandırılan TBMM’de, Finlandiya’nın NATO üyeliği onaylandı. NATO, finans kapital’in dünya üzerindeki sömürü düzeninin militarist aygıtı olarak 2. paylaşım savaşının ardından sosyalizme ve SSCB’ye karşı bir saldırı örgütü olarak kuruldu. ABD’nin “yeni sömürgeci” politikalarla şekillendirdiği dünya üzerindeki tahakkümünün askeri ittifakı NATO‘nun üye sayısı 1990’lara kadar 17 iken, SSCB’nin  dağılması sonrasında üye sayısı 30’a yükselmiştir.

Yeni bir ülkenin NATO’ya girebilmesi için  mevcut üyelerinin tamamının onaylaması gerekiyor. Türkiye ile Yunanistan ise NATO’ya aynı tarihte, 18 Şubat 1952’de üye oldu. 15 Eylül 2022 tarihinde Yunanistan Parlamentosu, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini onayladı. 30 Mart’ta ise, Amerikancı iktidarın ve muhalefetin NATO’culukta ortaklığı “Milli Meclis” olarak adlandırılan TBMM’de bir kez daha tescillendi.

Oylamada AKP adına konuşan Akif Çağatay Kılıç, Finlandiya’ya “hoş geldiniz” diyerek, “NATO’nun genişlemesini her zaman desteklediklerini” belirtti. MHP adına konuşan İsmail Özdemir de “Finlandiya’nın NATO üyeliği bizim açımızdan olumlu bir gelişmedir” dedi.

CHP adına konuşan Ünal Çeviköz, “Finlandiya’nın NATO üyeliğini desteklediklerini” belirterek, “İsveç’i de burada görmek isterdik” dedi. İYİP adına konuşan Kamil Erozan, “Bugün başvuran biz olsak, demokrasimizin durumu nedeniyle bizi NATO’ya almazlardı.” dedi.

Emek ve Özgürlük İttifakının başını çeken ve HDP adına konuşan Hişyar Özsoy, “NATO’nun genişlemesinin barış mı savaş mı getireceğini zaman içinde göreceğiz” dedi. Seçimlerde, NATO’cu Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını destekleyeceğini açıklayan TİP ise oylamaya katılmadı. On’ların anıldığı gün, Finlandiya’nın NATO üyeliği 276 evete karşılık sıfır hayır oyuyla onaylandı.

***

Aynı tarih, emperyalizme karşı Bağımsız, Demokratik ve Sosyalist Türkiye için ABD ve NATO’ya karşı savaşan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamını engellemek için üç NATO çalışanını kaçırarak Kızıldere‘de, emperyalizmin vurucu gücü ve aleti TSK ile çatışmada şehit düşen ON’ların anıldığı gündü. Mecliste Finlandiya’nın NATO üyeliğinin oylanması, ON’ları “sol, devrimci, sosyalist ve komünistlik” adına anan ve emekçi halka seçimleri-parlamentoyu ve meclisi çare ve kurtuluş olarak sunanların da ikiyüzlülüğü böylece görülmüş oldu.

Mecliste çıkarlarını savunacağınızı iddia ettiğiniz işçi sınıfı ve emekçi halk şimdi size sormazmı? meclisteki varlığınız ne halta yarıyor. Denizleri idama götüren o dönemin meclisteki NATO’cu iktidarı ve muhalefeti değilmiydi. Birde, “Tek yol devrim, demeyi senden ögrendik” diyerek Mahir’e atıfta bulunup oportünistliğinize ve reformistliğinize kılıf giydiriyorsunuz. Bu ne aymazlık.

Silahlı devrim cephesinin önderleri Mahir’i, Deniz‘i, İbrahim’i hafifletmeye hiç mi utanmıyorsunuz. İkiyüzlülüğü bir kenara bırakıp samimi ve dürüst olun, ve açık, açık söyleyin, Onların yolu silahlı devrim cephesiydi “biz onların yolunun yanlış” olduğunu savunuyoruz desenize. Nedir bu riyakarlık.

Ve artık ne Deniz’i, ne Mahir’i, ne de İbrahim’i Amerikancı iktidarların soldaki uzantıları olarak reformist ve pasifist çizginize meşruluk kazandırmak için kullanmaya kalkışmayın. Sol, devrimci, sosyalist ve komünist değerleri çarçur etmekten “Objektif ajanlıktan” ve halkı aldatmaktan vazgeçin. Çünkü tarih bilinçli hainleri affetmez.

Tek yol devrim!

Yaşasın silahlı devrim cephesi!

Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!

image_pdf

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.